|
EĞİTİMSEL KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ
ALGI: Organizmanın o andaki yaşantısı sırasında edinilen duyusal bilgilerin beyin tarafından örgütlenip yorumlanması süreci.
ARAÇ: Öğrencinin öğrenmesi, öğretmenin etkin bir öğretme sağlayabilmesi için özel olarak hazırlanmış öğretme öğrenme yardımcıları.
ARAŞTIRMA: Bir problemi çözmek amacıyla planlı olarak gerçekleştirilen veri toplama, çözümleme, yorumlama ve değerlendirme işlemlerini kapsayan bir süreç.
BECERİ:
Psiko-motor
davranışların
doğru,
birbiriyle
koordineli,
hızlı ve
otomatik
olarak
yapılmış
şekli.
BENLİK:
Bireyin
kendisini
algılayış
biçimi.
BEN
MERKEZCİLİK:
Kendi
görüşünün
olabilecek
tek görüş
olduğuna
inanma.
CEZA: İstenilmeyen davranıştan alıkoymak için uygulanan önleyiciler.
ÇÖZÜMLEME (Analiz): Bütünü daha iyi anlayabilmek, parçalarının ilişkilerini iyi görebilmek için, değişik bakış açıları ve değişkenlere göre onu parçalara ayırmak.
DÖNÜT: Hedefin gerçekleşme derecesine bakılarak, sistemin işleyip işlemediğini, işlemeyen yanların neler olduğunu, bunların nasıl ve ne yolla giderileceğini belirlemek amacıyla yapılan etkinliklerin tümü. Sisteme (kişiye) her işlemin sonunda bilgi vermek yani sonuçların bilgisini gerekli yer ve zamanda sisteme(kişiye) ulaştırmak.
DEĞERLENDİRME: Ölçme sonuçlarını bir ölçüte vurup, bir yargıya varma süreci.
DÜZELTME: Eksik,yanlış,yarım yamalak yanıtları tamamlamak için işe koşulan uyarıcıdır.
DÜŞÜNME: Bilinenler arasında ilişkiler kurarak yeni bilgiler üretme işi.
DOGMA: Bir bilginin sorgulanmadan alınması ve mutlak doğru kabul edilmesi.
DEĞİŞİM: Bir şeyin yerine yeni veya başka bir şeyin konmasıdır.
DENETMEN (MÜFETTİŞ) : Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yürüyüp yürümediğini incelemek ve denetlemekle görevli kimse.
DENEY: Belirli bir varsayımın doğruluk durumunu değerlendirme ya da var olabilecek bağlantılarını ortaya çıkarma amacıyla koşulların ya da bunların değişken durumlarının ve sonuçların gözlendiği planlanmış uygulama.
DİSİPLİN: Bireye hangi davranışların doğru ve iyi olduğunu, hangi davranışların kötü ve yanlış olduğunu öğretmek ve bireyin öğrendiklerine göre davranıp davranmadığını denetlemek.
DAVRANIŞ:
Organizmanın
her
hareketi
ya da
organizmanın
etkiye
karşı
gösterdiği
tepki.
DEĞİŞKEN:
Değişik
değerler
alabilen
her türlü
özellik.
EĞİTİM :1. Bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir.
2. Kişinin öğrendiği davranışı yapıyor olması durumu. Öğrenmek , nasıl yapılacağını bilmek, eğitim ise yapmak şeklinde anlamlandırılmıştır.
3. Edinilen bilgilerin hayata uygulanması sanatının kazanılmasıdır.
EZBER: Hafızaya emanet edilen; anlamadan yapılan öğrenme, depolama; bilgiye yalnızca kalıp, sözcük, işaret, şekil olarak sahip olma, depolama yöntemidir . Ezber bilgi ise nitelik açısından bilme düzeyinde kalan, olduğu gibi geri verilebilme dışında olumlu bir işlevi olmayan bilgilere denir.
EMPATİ: Bir kimsenin, karşısındaki kişinin belli bir durumda ne düşündüğünü ve ne hissettiğini anlama gücü.
GÖZLEM: Bir kimsenin, diğer bir kimse hakkında, duyu organları ile bilgi edinme yoludur.
GENELLEME: Değişik cinsten olgular ya da olguların açıklamaları arasındaki ilişkiyi belirten ifadeler.
GÜDÜ (MOTİVE): Bireyi ,bir amaca ulaşmak için davranmaya iten , harekete geçiren , bireyin davranışını güçlendiren ,etkinleştiren , yönelten bir iç güç.
GÜDÜLEME: Bir veya birden çok insanı ,belirli bir yöne (gaye veya amaca) doğru devamlı şekilde harekete geçirmek için yapılan çabaların toplamı.
GÜDÜLENME: İnsanın belli bir yönde davranmasına yol açan ;onu böyle bir davranışa iten ; bir işi yapmaya istekli kılan ruhsal durum.
GRUP:
Etkileşim
içinde
bulunan
üyelerin
oluşturduğu
topluluk.
HAZIRBULUNUŞLUK
DÜZEYİ:
Öğrenenin
bir
programa
başlamadan
önce
kazandığı
önbilgi,
tutum ve
becerilerin
tümü.
HEDEF : Yetiştirdiğimiz insanda bulunmasını uygun gördüğümüz, eğitim yoluyla kazandırılabilir nitelikteki istendik özelliklerdir. Bu özellikler bilgiler, yetenekler, beceriler, tutumlar, ilgiler, alışkanlıklar vb. olabilir. Bir öğrencinin, plânlanmış yaşantılar sayesinde kazanması kararlaştırılan ve davranış değişikliği veya davranış olarak ifade edilmeye elverişli olan özelliktir.
İPUCU: Doğru yanıt gelmediği zaman öğrencinin yanıtı bulması için ortama sunulan hatırlatıcı, sorunu çözücü uyarıcıdır.
İHTİYAÇ: Doyurulmamış bir arzunun , isteğin ya da organik bir yoksunluğun oluşturduğu içsel bir gerilim durumu.
KAVRAM: Bir konu alanında özel anlam taşıyan sözcük; terim.
KURAM: Her konu alanında, çeşitli basamaklarda elde edilen bilgiler yoluyla, konu alanının tümü ya da bir bölümünü açıklamaya yönelik bilgilere denir.
KILAVUZ: yol değil yollar gösteren, bu yolların her birinden gidildiğinde, nelerle karşılaşılıp ne sonuçlara ulaşılabileceği konusunda doğru bilgiler veren bir aydınlatıcıdır.
KARAR VERME: Bir sorunun çözümüne ilişkin olası yollardan en uygun olanın seçilmesi.
KİŞİLİK: Bir insanın bütün ilgilerini, tavırlarını, niteliklerini, konuşma tarzını, dış görünüşünü ve çevresine uyum tarzını gösteren özellikleri. İçinde bulunduğu tüm çevreyle ilişkisinde bireyin kendine özgü tutarlı ve sürekli davranış bütünü.
KENDİNİ
GERÇEKLEŞTİRME:
Bireyin
kendi
gizilgüç
ve
yeteneklerini
sonuna
kadar
kullanarak
istediği
yere
gelebilme
ve
hedeflerine
ulaşabilme
isteği ve
çabası.
KURAL:
Sınıfta
öğrenciden
beklenen
ve
yapmaması/yapması
gereken
davranışları
gösteren
ifadelerdir.
LİDERLİK: İnsanları peşinde götürebilme ve onlardan yapmalarını istediği şeyleri kendi istekleri ve işbirliği ile yaptırabilme sanatıdır. kişileri sınıflandırma, özendirme, esin verme ve amaç-hedef belirleme yeteneği ve becerisidir.
NORM:
Gruptaki
etkileşim
sürecinde
ortaya
çıkan ve
üyelerin
grup
içinde
nasıl
davranacaklarını
belirleyen
kural ve
beklentiler
bütünü.
OTOBİYOGRAFİ: Bir kimsenin şimdiki ve geçmiş yaşamını yazılı olarak anlatmasıdır.
OLGUNLAŞMA:
Organizmada,
doğuştan
getirilen
biyolojik
özelliklerin
etkisiyle
ortaya
çıkan
gelişme;
yürümeye
başlama
gibi, var
olan
potansiyel
güçlerin
görev
yapabilecek
duruma
ulaşması.
ÖDÜL: Bireye istenilen davranışları yaptırmak için sunulan özendiriciler.
ÖĞRENME: 1.Yaşantı ürünü ve nisbeten kalıcı izli davranış değişmesi .
2. Kişinin tutum veya davranışının kendi kontrolü altında değişmesi, bir bilgi veya beceri edinmesi.
3. Bilgi edinme, kazanma, bilgiye sahip olma; bir özelliği kazanma, ona sahip olma, bir davranışı yapabilecek duruma gelme . Öğrenmede bir davranışın yapılması-değiştirilmesi değil, kişinin bunların bilgisine sahip olması söz konusudur.
ÖĞRETİM: Kişinin tutum veya davranışının bir öğreticinin kontrolü altında değiştirilmesi, bir bilgi veya beceri edindirilmesi.
ÖLÇME: Bir niteliğin ya da boyutun uygun araç kullanılarak bir birim cinsinden sayı ya da sembollerle gösterilmesi.
PEKİŞTİREÇ:
İstendik
davranışın
ilerde
tekrarlanma
olasılığını
artıran
uyarıcı.
PLANLAMA: Önceden belirlenmiş amaçları gerçekleştirmek için yapılması gereken işlerin saptanması, izlenecek yolların seçilmesi.
REHBERLİK: Bireye kendini anlaması, çevredeki olanakları tanıması ve doğru kararlar vererek özünü gerçekleştirebilmesi için yapılan sistematik ve profesyonel bir yardım sürecidir.
SENTEZ: 1. Öğeleri, belli ilişki ve kurallara göre birleştirip bir bütün oluşturma işidir; fakat her bütün oluşturma işi sentez olamaz. Sentezde yenilik, özgünlük, buluş, icat, yaratıcılık gibi özellikler söz konusudur.
2. Parçalardan yeni bütünler oluşturmak, yeni ilişkileri yeni bütünlerin oluşumunda kullanmak, bilgi parçalarını farklı bütünler yaratmada örgütleyebilmek .
SORUMLULUK: Bir kişinin kendisine verilen görev ya da görevleri yeteneklerinin elverdiği ölçüde yerine getirmesi zorunluluğu; kişinin işiyle ilgili çalışmaları başarma yükümlülüğü.
TAKSONOMİ: İstendik davranışların basitten karmaşığa, kolaydan zora, somuttan soyuta , birbirinin önkoşulu olacak şekilde aşamalı sıralanmasına denir.
TEFTİŞ: Kamu ve kurum yararına insan davranışlarını kontrol etme süreci.
TEORİ: Birbirleriyle ilişkili bir takım bilgilerden oluşan, güçlü delillerle desteklenen ama ispatlanamayan açıklamalar.
TÜMDENGELİM:
Genelden
özele,
yasalardan
ya da
olgulardan
olaylara,
kuraldan
örneğe
geçme.
TÜMEVARIM:
Öğretimde
örneklerden,
sorunlardan,
olaylardan
ve özel
durumlardan
başlayarak
genel
sonuçlara,
kurallara
ya da
kanılara
varma.
YETENEK: Eğitim ya da yetiştirmeyle kazanılan ya da kendiliğinden var olan, herhangi bir işin yapılmasını sağlayan bilişsel ya da fiziksel güç.
YETKİ: Yöneticinin, saptanmış olan amaçlara ulaşmak için, gereken işlerin yapılmasını başkalarından isteme hakkı; başkalarının davranışını etkileyecek kararlar alabilme gücü, yöneticinin karar verme hakkı.
YÖNTEM: Eğitimin hedeflerine ulaşmak amacıyla kullanılacak tekniklerin , işlenecek konunun, araç-gereç ve kaynakların bir bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenerek hizmete sunulan bir öğretme yolu.
|